Rüya Tabirleri ve Astroloji Sitesi

Rüya Tabirleri

Rüya Tabiri Nedir sorusuna geçmeden önce aşağıdaki bilgilere bir göz atalım.

Rüya Tabirleri , Avusturyalı nörolog Sigmund Freud‘un en ünlü çalışmalarından biridir. Aslında 1899 yılında yayımlanan kitap yayınevi tarafından 1900 tarihiyle basılmıştır. Freud, araştırma hayatı boyunca bu çalışmasına devam etmiş ve gelişmeleri yeni baskılarına eklemiştir. Yazıldığı dönemde çok ilgi çekmemesine rağmen sorguladığı konu ve uyguladığı yöntemle zamanla ön plana çıkan eser olumlu ve olumsuz birçok tepki almıştır. Özellikle rüya incelemelerinin bilimselliğinin tartışmaları Freud’un eleştirildiği önemli noktalardan biri olmuştur.

Düşlerin Yorumu, yazarın düşün dünyasını her açıdan etkileyen Oidipus kompleksini de ilk defa ileri sürdüğü eseridir. Eserin yazılma aşamasından Freud’un Wilhelm Fliess ile yazışmalarında, bu fikri edindikten sonra “önce kafasındaki düşünceleri yazmak istediğini, daha sonra literatürü inceleyip duruma göre tartışmasını değiştirmeyi planladığını” belirtmektedir. Araştırmanın özgünlüğü için böyle bir gereksinim hissettiğini ifade eder. Fakat bazı iddialarının Nietzsche‘nin Tragedya’nın Doğuşu adlı eserindeki Oedipus ile ilgili tartışmalarına benzerlik göstermesi, Freud kendisine herhangi bir gönderme yapmasa da, ondan etkilendiğine işaret edebilir.

Rüya, uykunun genel ve karakteristik özelliklerinden biri olup, uykunun hızlı göz hareketi (REM)adlı evreleriyle yakından ilişkili bulunan, görsel ve işitsel algı ve duygulardır. Rüyaların biyolojik içeriği, işleyişi ve maksatları tümüyle anlaşılmış değildir. Rüyalara “duyusuz algı”nın bir türü veya nesnesiz algı olarak da bakılabilir. Çeşitli inanışlara ve tahminlere de neden olan rüyalar, her zaman için ilginç ve yoruma açık bir konu oluşturmuşlardır. Farklı psikoloji ekollerinin, parapsikologların ve deneysel spiritüalistlerin rüyaları farklı biçimlerde açıklama çabaları olmuştur. Rüyaların işleyişinin açıklanması bilimsel topluluğun genel kabulüne göre varsayımlar düzeyinden öteye pek gidememiş olup, rüyalar halen esrarını korumakta olan bir inceleme alanını oluşturmaktadır. Rüyaların bilimsel incelenmesi oneiroloji adını alır.

Rüya Nedir ?

Rüya, uykunun genel ve karakteristik özelliklerinden biri olup, uykunun hızlı göz hareketi REM adı verilen evreleriyle yakından ilişkili bulunan, görsel ve işitsel algı ve duygulardır.Uykunun ilk REM dönemi yaklaşık on dakika kadar sürer. İleri ki saatlerde, REM dahada uzayabilir. Bazen de bir saati bulabilir.

Uzun veya kısa her REM döneminde rüya görülür. Gördüğümüz rüyaların birçoğunu unuturuz veya hatırlayamayız. Bu konuda araştırma yapan bilim adamları rüya görme olgusunu anlayabilmek ve tespit edebilmek için rüya göreni uyandırır ve gördüğü rüyayı hatırlayıp hatırlamadığını sorar.

rüya tabiriİnsanlar rüya görürken luzumsuz ve hoş olmayan bilgiler devamlı bir tarafa atılırlar. Hatırlanan rüyalarımız genel olarak hoşumuza giden ve beğendiğimiz rüyalardır. Ve pek çok araştırmaya göre tüm gördüğümüz rüyaları hatırlamış olsaydık, tüm gün boyunca bunların tesirinde kalır günü yaşayamazdık.İnsanoğlu dünyaya geldiğinden beri rüyalar hakkında çeşitli şeyler söylenmiştir, ancak şunu diyebilirizki rüya büyük ve manevi bir alemdir.

Rüyaların işleyişi, biyolojik içeriği ve maksatları tümüyle anlaşılmış değildir.Rüyalara “duyusuz algı”nın bir türü veya nesnesiz algı olarak da bakılabilir. Çeşitli inanışlara ve tahminlere de neden olan rüyalar, her zaman için ilginç ve yoruma açık bir konu oluşturmuşlardır.Ayrıca Kur’an-ı kerim de birçok ayet ve yine bir çok peygamber rüyalar üzerinde ehemniyetle durmuştur.

Farlı psikoloji ekollerinin, parapsikologların ve deneysel spiritüalistlerin rüyaları farklı biçimlerde açıklama çabaları olmuştur. Rüyaların işleyişinin açıklanması bilimsel topluluğun genel kabulüne göre varsayımlar öteye geçememiş olup, rüyalar halen esrarını korumakta olan bir inceleme alanını oluşturmaktadır. Rüyaların bilimsel incelenmesi oneiroloji adını alır.

 

Rüya Tabiri

Rüya tabiri, rüya türlerinden yalnızca “amaçlı rüyalar” ya da diğer adıyla “haberci rüyalar” grubuna giren, bir mesaj taşıyan rüyalardaki sembolizmi çözme çalışmasına verilen addır. Metapsişik araştırmalar ve rüya laboratuvarlarında sürdürülen araştırmalar, rüyaların bir kısmının psikofizyolojik nedenlerden kaynaklandığını ortaya koymuştur ki, “alelade rüyalar” da denilen bu rüyalar hiçbir mesaj taşımadıklarından yorumlanmayı da gerektirmez. Dolayısıyla, metapsişik araştırmacılara göre, rüyasındaki sembolizmi çözmek isteyen kişinin öncelikle o rüyasının haberci (amaçlı) bir rüya mı olduğunu, yoksa psikofizyolojik kaynaklı bir rüya mı olduğunu çözmesi gerekmektedir. Bu da her iki rüya grubunun arasındaki temel farklar hakkında bilgilenmekle ve deneyimle olanaklıdır.

Eski Yunanlılar inşa ettikleri Asklepion denilen tapınak veya sağlık sitelerinde rüyaların yorumlanmasını da içeren çeşitli psikolojik
çalışmalarda bulunmuşlardır.Bazı kızılderili kabilelerinde olgunlaşma ayinlerinde kişi bir rehber rüya görene dek oruç tutmak ve dua etmek zorunda bırakılırdı. Günümüzde de çeşitli psikoloji ekolleri rüyaların anlamlarına ilişkin çeşitli varsayımlar ortaya atmışlardır. Rüya tabiri 19. yy.’ın sonlarından itibaren psikoanalizin bir parçası olmuştur. Konuya ilişkin yeni ufuklar açan bir çalışma Sigmund Freud tarafından hazırlanan “Rüyaların Yorumu” adlı kitaptır.

 

Haberci rüyalardaki sembolizmin nedenleri

rüyalarda sembolizmRüya Tabirleri yapılırken sembolizmin haberci rüyalardaki ve vizyonlardaki nedeni şöyle açıklanır: İnsanın imajinasyon yeteneğinin sembolleştirici bir özelliği vardır. Zihne “anlamlar” halinde gelen “tesirler” insan zihninde, ister istemez fiziksel alemin bir özelliği olan imajlara bürünmek zorunda kalırlar ki, bürünecekleri imajları da “tesir”i alan insanın şuuraltı dağarcığından elde ederler. Tesir ne kadar yüksek ya da süptil bir kaynaktan gelirse gelsin, alıcı kişinin kapasitesi, şuuraltı imajları, şuuraltı dağarcığı tesirin özgün halini kaybetme derecesi ve kısıtlanması açısından çok önemli bir rol oynar. Kaynağından “anlam” olarak inmeye başlayan tesir onu alan insanın zihninde imaj olarak belirene kadar bir sürü değişim ve dönüşüm geçirir.Metapsişikçiler şuuraltının bu dönüştürücü etkisine “renkli cam etkisi” adını verirler. Kısaca tesirler, insan zihninde yer ederken, ister istemez o insanın şuuraltı dağarcığındaki imajlara dönüşürler ve bu dönüşüm sırasında birtakım sembollere bürünmüş olurlar. Bu haberci rüyaların büyük çoğunluğunda rastlanılan doğal ve zorunlu bir zaman dilimidir .